Sport

Kerem Aktürkoğlu krizinin nedenini futbolun sırlarını bilen adam Gürel Yurttaş açıkladı.

Written by y3pig

Galatasaray Giresunspor’a yenildi ya… Hemen buldular suçluları!
– Okan Buruk hatalar yapıyor!
– Bu Kerem Aktürkoğlu neden oynamıyor? Neden gergin? Neler oluyor?
Her durumda zeytinyağı gibi üste çıkanlar yine başları dik; yukarıda:
– Yönetici ne yapsın? Yıldız oyuncuları aldı işte, daha ne?
İşte yanlış burada. Sorunu göremezsen, hedef aldığın insanları vurmak için fırsat kollarsan körleşirsin zamanla, baksan da görmek istemezsin.
Kulübün parasını saçarak yıldız (!) transferi yapmakla ancak hava atarsın. İçerideki sorunu göremezsen ya da görmek istemezsen, çözmezsen yönetici olamazsın.
Ne demek istediğimi madde madde anlatayım isterseniz;
1- Flaş transferler yapabilirsin. Nasıl olsa para senin değil, kulübün! Saçabilirsin. Ama zamanında yapmazsan, geç kalırsan olacağı budur işte. Futbolcular topluluğu olabilirsin, takım olamazsın. 
2- Galatasaraylı dahi yönetici (!) önce mesaisini bu işleri yapmak için göreve getirilen profesyoneli harcamaya çalıştı. Elini kolunu bağlamak için uğraştı. Atanan yönetici seçilen yöneticilerin önüne geçmek için çabaladı. Bunu başardı da. 
3- Ama zaman geçti, Galatasaray’ın erken yapması gereken transferler ancak hazırlık kampı bittikten sonra geldi. Dahi yönetici ‘transferi yapan kahraman’ olarak ön plana çıkarılıp, amacına ulaştı. 
4- Olan Galatasaray’a oldu. Galatasaray futbolcular topluluğu oldu. Daha birbirlerini yolda görseler tanımayacak olan insanlar, aynı takımda resmi maça çıktı bir anda. Yanındakinin huyunu bilmez, suyunu bilmez adam. Bu da neyi doğurdu. Galatasaray lige girdi ama hazırlık maçları oynuyor şu anda. Mertens Seferovic’i, Seferovic Kerem’i, Kerem Torreira’yı tanıyacak ama bu zaman alacak. Eğer bu futbolcular kampa yetiştirilmiş olsalardı belki de Galatasaray daha oturmuş; yani bir takım olarak lige girmiş olacaktı.
5- Gelelim Kerem Aktürkoğlu’na. Şöyle anlatayım. Siz bir şirkette çalışıyorsunuz. Çok da başarılısınız. Ama bir yıl sonra şirkete sizinle yan yana çalışması istenen, yeteneği ile size yaklaşamayan bir adam alınıyor. Alınıyor da maaşı sizin aldığınız maaşın 10 katı! “Herhalde benimkini de düzeltirler” diyorsunuz ama yöneticileriniz oralı bile değil. Belki de dahi (!) yöneticinin bundan haberi de yok! Üzülmez misiniz? Üzerinizde baskı hissetmez misiniz? Moraliniz yerle bir olmaz mı? Geçen yılki performansınızı gösterebilir misiniz? “Ben hiç itiraz etmeden önüme uzatılan sözleşmeyi imzaladım, para da konuşmadım. Şimdi bana bu yapılan nedir” diye düşünmez misiniz?
6- Kerem’in durumu da bu şekilde işte. Geçen sezonun tartışmasız en iyi futbolcusu 900 bin liraya oynuyor Galatasaray’da. Abdülkerim Bardakçı ise 20 milyon liraya. Yabancıları saymıyorum bile; 2 milyon euro alan da var, 2.5 alan da. Bu Kerem’i etkilemez mi sanıyorsunuz? Makine mi bu adam? Hisleri yok mu? Kendisine verilen değeri (!) görmüyor mu?
Şimdilik bu kadar anlatayım. 
Galatasaray’daki öncelikli sorun futbolcular arasındaki gelir uçurumunun giderilmesidir. Her futbolcu aynı maaşı alacak diye bir şey olamaz. Ama hak eden hakkını alamaz da, futbolculuğundan bile şüphe duyulan 10 katını kazanırsa kaybedersiniz en büyük yeteneğinizi de.

About the author

y3pig

Leave a Comment